• Üç Büyük Dinin Kutsal Toprağı Kudüs…

Üç Büyük Dinin Kutsal Toprağı Kudüs…

Kim belirliyor bu günleri hem de bir Cuma öncesi, hançeri kim sokuyor tam kalbimizin derinliklerine…

 

 

2 gün önce bir şarkıyı dinliyordum… Tam iki gün önceydi… Ne çok şeyler hissettim ne kadar da acı… Hani şarkılar vardır; kalk gidelim cinsinden, bazan da ağlayalım be türünden, derin bir üzüntü ve acı kaplar yüreğinizi… Tam böylemiydi bilemedim ama kalk gidelim isyana demenin de şart olduğu türden bir sözler zinciriydi…

 

Sonra tam bir gün sonra, 6 Aralık’ta Trump, Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etti… Başkent açıklaması sonrası, Müslüman dünyasından çok sert tepkiler verildi. Gazze şeridinde sabah başlayan eylemler Ortadoğu coğrafyasında yangını büyütecek gibi…

 

İnananlar için Tanrı’nın lanetli toprağı burası… Bu hesap hiç bitmeyecek, insanlığın mahşer gününe dek sürecek bir sürek avı belki de… Bu coğrafyada acı, kan, şiddet egemen olacaktır… Geçmiş böyleydi, gelecek de böyle olacağa benzer…

 

Sodom ve Gomora gibi… Eski Ahit’in Tekvin Kitabı’nda sözü edilen günahkâr kentlere Kudüs’ü de ekleyelim! İsrail’de, Lut Gölü’nün güneydoğusundaki el-Lisan Yarımadasının güneyinde suların altında kaldıkları tahmin edilen bu iki şehir Tanrıları tarafından cezalandırılmıştı…

 

Kudüs’ü neden eklemeyi öneriyorum! İnsanoğlunu ezen hiç bir kötülük yoktur ki, bu belalı istekten, yani, vicdan ahlakını bilmemekten gelme arzusundan doğmuş olmasın. İsa’nın çarmıha gerilişi, yani o günün olayları sadece geçmiş yılların ürünü değildir.

 

Kudüs halkı, dünyanın sonuna kadar, bu unutulmaz günün tanıkları olacaklar, daima ve daima Kudüs şehri sakinlerinin düştükleri hata ve günah tehlikesine maruz kalacaklardır. Vicdan bağlarını koparmamaya karar vermedikçe, ayni karanlığın içine gömülü kalacaklardır…

Ve tüm Avrupa devletleri, hatta insanlık olaya buradan yaklaştıkça bu hata kaçınılmaz olacaktır… Kudüs lanetli ama kutsal bir şehir, üç dinin de kutsal toprağı ve merkezidir… İnsanlığın ve dinin ve inancın merkezinde bir Cuma… Ve günlerden yarın da Cuma… İsa için, çarmıh için, neye inanırsanız onun için… Ama bilerek ve isteyerek Cuma…

 

Herkesin bir hamle hesabı, herkesin bir derdi var… Trump bu sözleri söylerken, Avrupa bu hamleyi yaparken, Ortadoğu’yu yeniden gözlemlemek, okumak, anlamak gerekmez mi?

 

Herkesin bir Kudüs’ü var… Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahudiler için kutsal toprak olan Kudüs, insanlığın başkenti gibi…

 

Olaya, herkesin Kudüs’üne bir de tarihsel bakarsak sıkıntı büyük… 2017 milad alınırsa; Musevi dini 5778 yaşında, Hıristiyan dini 2017 yaşında, İslam dini ise sadece 1439 yaşında… Ve üstelik Musevi ve Hıristiyan dininin doğuş şehri Kudüs’dür… İslamın doğuşu ise Mekke ve Medine’dir… Evet kimilerinin doğduğu, kimilerinin doyduğu yerdir vatan. Kutsallık ise tarihsel bir olgunun uzağına düşer. Tarihten bakarsan yanlış yerdesin, tariften bakarsan merkezindesin…Kimin nereden baktığından çok, kimin niye ve nasıl baktığı daha önemli…

 

 

Herkesin de bir Cuma’sı var… 

 

Tıpkı; bütün günahkârların hak ettiği cezayı almak için çarmıha gerilen Hz. İsa’nın kutsal günü olduğu gibi.

Tıpkı; Hz. Adem’in doğduğu ve öldüğü gün olduğu gibi…

 

Tıpkı; müminlerin bayramı olduğunu düşünenler ve kıyametin o gün kopacağına inananlar gibi…

 

Herkesin de bir Kudüs’ü var…

 

Ama daha da önemlisi herkesin de bir hesabı var…

 

Trump, Ortadoğu’yu yeniden şekillenmesini istiyor, yani ABD İmparatorluğunun hesabı henüz masaya gelmedi… Gündem belirliyor veya olanı belirsizleştiriyor…

 

Aralık ayının ilk günü İsrail vurdu Arap basını şöyle yazdı; İsrail’in Suriye’deki İran üssüne bir dizi hava saldırısı düzenledi… Şimdi de 1949’dan bu yana İsrail’in dünya tarafından kabul görmeyen başkentini yeniden şarjöre sürülen mermi misali önümüze koydu…

Bu hesap bize ne getirecek göreceğiz…

 

Yarın Cuma… Her Hafta’nın Bir Cuma’sı Var…

Yıllarca susan, asla konuşmayan, yıllarca cami avlularında İsrail bayrağı yakmayan, Müslüman kardeşlerinin katledilişini sadece seyreden Cuma’nın mükemmel kalabalığı yarın ne tepki verecek göreceğiz…

 

 Yarın Cuma…

Talihsizliği, tepkileri, söylenenleri, Man Ada’sını, boku çıkan itirafların, ardı arkası kesilmeyen söylemlerin sahibi olan Reza Zarrab’ını ve bunca olumsuzluğu unut ey her şeyi unutan ve önüne konan her lokmayı yutan halkım…

 

Tek yürek, tek yumruk olma vakti mi?

Evet, Lübnanlı Ortodoks Hıristiyan Feyruz’un şarkısıydı bu… Beni sarsan, yaramı pareleyen… / https://www.youtube.com/watch?v=qphVdJbBUSQ&feature=youtu.be

Kim belirliyor bu günleri hem de bir Cuma öncesi, hançeri kim sokuyor tam kalbimizin derinliklerine…

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *