• ‘Saldırgan’ ve ‘Saygısız’ Bir Sergi: LGBTİ Sanatının Sansür Tarihinin Bir Kutlaması

‘Saldırgan’ ve ‘Saygısız’ Bir Sergi: LGBTİ Sanatının Sansür Tarihinin Bir Kutlaması

Katherine Brooks*

*Bu yazı HuffingtonPost’tan alınmıştır.

İngilizceden Çeviren: Selin Altunkaynak

 

Saldırgan. Saygısız. Korkunç. Bayağı. Riskli. Müstehcen. Edepsiz. Dejenere. Kaba. Ahlaksız. Baştan Çıkarıcı. İffetsiz. Bu kelimeler ana kitlenin yaygın görüşleri ile uyuşmayan bir sanatı tanımlarken ve eleştirirken kullanılan sıfatların sadece birkaçı.

Mesela, bu sıfatlar daha önce Robert Mapplethorpe’ın homoerotizm ağırlıklı fotoğrafları için kullanıldığında yıl 1988’di. Washington’da bulunan Corcoran Galeri de sergilenen, “The Perfect Moment”(Mükemmel An) adlı bir retrospektif çerçeveyle hazırlanan 150’den fazla Mapplethorpe eseri, ne yazık ki, serginin başlığının tersine, bazıları tarafından, “kirli resimler” olarak tanımlanıyordu. Zamanın Cumhuriyetçi Senatörü Jesse Helms de “bazıları” arasındaydı. Helms üstüne üstlük, Mapplethorpe’un sergisi için bahşedilen, National Endowment for the Arts [Sanat için Ulusal Bağış]’tan gelen fonu da göz ardı ediyor ve eleştirilerine devam ediyordu.

Helms, bütün politik gücünü kullanarak,  o sırada,  National Endowment for the Arts’ın sanat eserlerine ve sergilerine yaptığı para desteğini sınırlayan bir yasa taslağı hazırlamaktaydı. Yasanın özünde “Sadomazoşizm, homoerotizm, çocuk istismarı ve seks eylemini gerçekleştiren bireylerin tasviri; ya da belirli bir dine ait ya da dine ait olmayan inançları ve objeleri aşağılayan türden müstehcen ve uygunsuz eserleri üretmek, yaymak ve teşvik etmek” yasaklanmaktaydı ve bu tür eserlere fon verilmeyecekti.

Yasa kabul edilmedi, ancak, Corcoran Galeri Mapplethorpe’un sergisini iptal etti. Mapplethorpe zaten ölmüştü ama işleri de o yokken sansürlenebiliyordu.

“ Karışıklıklarla dolu bu mevcut iklimde, aşırılık ve mübalağa, Washington da iyi bir algıya sahip,  tartışmalı sanatçı Mapplethorpe’u zor duruma düşerebilirdi”diye açıklama yapmaktaydı, 1989 yılında, NEA’nın Livingston Biddle adlı başkanı (evet, adı Livingston Biddle’dı). “Bu kararın (şovun iptali) sanat için uygun bir karar olduğunu düşünüyorum”diye de eklemekteydi.

David Wojnarowicz, A Fire in My Belly adlı videosu

1980’lerden 2010’lara hızlı bir geçiş yaptığımızda, David Wojnarowicz’in  de ölümünün arkasından (voynahrohviç olarak telafuz ediliyor) benzer kötülemelere maruz kaldığını görüyoruz. Wojnarowicz’in “A Fire in My Belly” [Göbeğimdeki Ateş] başlıklı 1987 tarihli videosundan alıntılanan dört dakikalık bir parça,  Washington’daki National Portrait Gallery [Ulusal Portreler Galerisi]’de sergilenmekteydi o dönemde. Ta ki, Katolik Birliği videonun 11. saniyesinde gösterilen karıncaların üzerinde yürüdüğü bir haç görseli sebebiyle itiraz edene dek. Bir kez eser için “Nefret Söylemini Körükleyici” ifadesi ortaya atılmıştı; artık esere vurulacak damga belliydi. Bu damgalamanın hemen ardından, Wojnarowicz’in bu eseri “Hide/Seek” [Gizle/Ara] başlıklı bir sergiden de çıkarılmıştı.

2010 yılında yayınlanan Hide/Seek sergisinin basın bülteninde  Holland Cotter “Wojnarowicz, diğer bir çok artist gibi, dışarıdan olan bir pozisyonun değerli olan olduğuna ve farklı olmanın sorumlulukları da beraberinde getirdiğine inanır” şeklinde Wojnarowicz’i savunan bir açıklama yapmaktaydı. “Kabul etmeye olan direniş eşsizdir” diye de eklemektedir.

2015 yılına geldiğimizde ise, 90’ların “kültür savaşları”ndan uzak olduğumuzu düşünmeye meğilliyizdir. Ancak, dün de bugün de ve hatta yarında farklı sansür trendleri olacaktır ve bu tarihi anlamamız için önemli veriler sunacaktır. Mesela, Leslie-Lohman Gay ve Lezbiyen Sanatı Galerisi bu trendleri anlamamız için bize çok fazla destek sağlamakta.

“Irreverent: A Celebration of Censorship” [Saygısız: Sansürün Bir Kutlaması] başlıklı sergide, Leslie-Lohman Galerisi “çok riskli” ve “saldırgan” gibi suçlamaların LGBTİ sanatının yörüngesine nasıl etki ettiğini keşfediyor. Sergilenecek olan eserler, Güney Afrikalı sanatçı Zanele Muholi, feminist öncülerden Harmony Hammond, yerli Amerikan sanatçı Kent Monkman ve Meksika doğumlu sanatçı Alma Lopez’in de içinde bulunduğu 17 sanatçının eşcinsellik konseptli eserlerinin multimedya çalışmalarından oluşuyor.

“Sergi, Kanada, İngiltere, İrlanda, Hollanda, Güney Afrika, İsveç, Türkiye ve Amerika’nın LGBTİ sanatına uyguladığı sansür tarihindeki dönüm noktalarına verilen yenilikçi cevaplardan ilham alıyor” diye açıklama yapıyor serginin küratörü Jennifer Tyburczy bir basın bülteninde. “Konsept olarak, sergi iki önemli olaydan besleniyor: Robert Mapplethorpe’un sanatının 1980’ler ve 1990’larda sansürlenmesi ve daha güncel olarak David Wojnarowicz’in “A Fire in My Belly’ sinin Ulusal Portler Galerisinden 2010’da kaldırılması. Bu sergi, eşcinsellik yaşamının sanata dökülmesinin evrensel yöntemlerle nasıl sansürlendiğine dair bir bakış açısı getiriyor.

Müstehcenliğin bütün eşanlamlarının arkasına gizlenmiş olan üstü kapalı önyargılar azınlık cinsel tercihlerine hitap ediyor.  “Sergi, eşcinsel hayatı kötüleyenlerin, seksi; göç, din, ırk, cinsiyet, engellilik ve küreselleşme ile kapitalizmin yarattığı azınlıkların seslerini susturmak için nasıl bir politik araç olarak kullandığını gösteriyor.”

Aşağıda “Irrevent” adlı sergiden bazı eserleri bulabilirsiniz. Sergi, 13 Şubat’tan 3 Mayıs 2015’e kadar Newyork’taki Leslie-Lohman müzesinde gerçekleştirilecektir.

Leslie-Lohman Gay ve Lezbiyen Sanatı Müzesi hakkında daha fazla bilgi için, müzenin internet sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Şubat ayında Newyork’ta gerçekleştirilmesi planlanan bu sergi, Queer Art Caucus of the College Art Association’ın 2015 ulusal kongresi kapsamında gösterilecektir. Sergi kapsamında bir panel de gerçekleştirilecektir.

 

 

 

 

Tagged

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *